<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>evbakankoyu.Com</title><description>Bedava binlerce fıkra</description><link>http://fikra.evbakankoyu.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>zekeriya beyaz</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/zekeriya_beyaz.html</link>
<description>bir gün zekeriya beyaz hacca gitmiş sıra şeytan taşlamaya gelmiş tam eğilmiş taş almaya şeytan yerinden çıkıp sendemi zekeriya demiş  d:d::dd:</description>
</item><item>
<title>iki atli bir yayan..</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/iki_atli_bir_yayan.html</link>
<description>İkİ atlİ bİr yayen gelsİn burden geŞsİn mİ ?...

köylülerimizden biri köyün aşağısında yol kenarındaki tarlasında çift  sürmektedir. yanıkkaval istikametten gelen yabancı bir yolcu selam verdikten sonra sorar:
   -hemşerim, bu yolden iki atli, bir yayen gelsin geşsin mi ?
   köylümüz bu tuhaf soruya pek anlıyamaz; acaba ne demek istiyor diye kısa bir tereddüt geçirdikten sonra:
   -gelsin geçsin hemŞerİm; bene ne, der
   ama yolcu ısrarında devam eder:
   -yahu sen anlemedin heralım..bu yolden iki atli bir yayen gelsin geşsin mi ?
  amca ufaktan sinirlenmeye başlar:
-   İsterse elli atli, yüz yaya geşsin bene ne#8230;köyün yolu..aha sen de geç #8230;kim ne demiş..
-   yahu sen gine anlemedin;ben di;..
yolcu daha sözünü tamamlamadan, bir başka köylümüz cevap verir:
-tamam hemşerim, gelsin geşsin. biraz önce de iki atli bir yayan geldi geşti. sen de geç gardaş. biz garışmayız.</description>
</item><item>
<title>hamur eşki garnın ağırır</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/hamur_eski_garnin_agirir.html</link>
<description>erzurumlu bi kadın birgün hamur yapıp ekmek pişirirken köpeğin biri başlamış hamuru yemeye kadın köpeğe hoşt hoşt demiş köpekte hırlayıp üzerine koşunca kadın köpeğe demiş ki ağabegi hoşt moşt dediysağda hamur eşki garnın ağırır diye dedığ</description>
</item><item>
<title>ÇITÇIT YUSUF VE KEFTERKÜŞRAHMETLİ</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/cITcIT_YUSUF_VE_KEFTERKUSRAHMETLI.html</link>
<description>eskiden köyümüzde depremden önveki köy geceleri kefterküş hortlak gezdiği söylenirdi. bizim yusuf dede bilindiği gibi çok korkaktı ve bundan çok korkmuş. her gece yatarken evin kapısını içerden kitlermiş, bu yetmezmiş gibi birde düz bonduruğu kapıya dayarmış. bir gece evde yatarken geç saatlerdi bacadan ses gelmiş. hemen medinerahmetli kalk hele evin bacasını kefterküş eşer. demiş. hemen donca köynekçe kalkmışlar. Çıt çıt dede; medine ne yapacağız demiş. evde bir palut küsküsü varmış. Çıtçıt dede eline almış. kapıyı açmaya kalkışınca medine nene: uy herif getme, demiş. neyse medine nene Çıtçıt dedenin beline sarılmış, dedenin elinde sopa, usulca kapıyı açıp bacaya doğru çıkmışlar. bakmışlarki biğerininocak çıkışı yanında bir beyaz bişe bacayı eşiyor,. gız medine bu kefterküş, bacayı eşiyor. yaklaşmışlar ve Çıtçıt dede var gücüyle kefterküşe sopayla vuruyo ve meeeeee diye ses geliyor. ve kefterküş yerde. yaklaşıp baktıklarında uyyyy medine, hasanın keçisini öldürdük, demiş.meğer  hasan hasan uÇakdayının keçileri gece dışarı çıkmış. biriside Çıtçıt dedenin bacasına gelmiş.

not:bunu yazmak için Çıtçıt dedenin oğlu Şahmettin uÇak	an izin alınmıştır. kendiside aynen anlattı.allah Çıtçıt dede ve medine nenenin  mekanlarını cennet etsin. temiz insanlardı.</description>
</item><item>
<title>Kanatlı Develer</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Kanatli_Develer.html</link>
<description>günlerden bir gün, nasrettin hoca camide vaaz verirken:&lt;br&gt;-"ey cemaat", der. "allah, deveyi kanatlı yaratmadığı için hepimiz durmaksızın, sürekli şükredelim. yoksa damlarımız çoktan başımıza yıkılmıştı..."</description>
</item><item>
<title>Acemi Bülbül</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Acemi_Bulbul.html</link>
<description>nasreddin hoca ve arkadaşları bir gün ağacın birindeki eriklere göz dikmişler bir kişi gözcü olmuş bir kişi toplayıcı nasreddin de çıkmış ağaca başlamış erikleri yolup yolup aşağı atmaya tam o sırada ağacın sahibi gelmiş lan ne yapıyosun:br
nasreddin ne desin bal gibi çağala hırsızlığı sonra:br
abi ben bülbülüm, ağaca kondum ötüyorumbr
ağaç sahibi : öt de göreyim nasreddin başlar ötmeye adam derki ne biçim ötüyon nasreddin lafı yapıştırır : acemi bülbül ancak bu kadar öter</description>
</item><item>
<title>Konserve - 1</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Konserve_-_1.html</link>
<description>bir fizikçi, bir kimyacı ve bir ekonomist. issız bir adaya düşmüş. yiyecek bir şey yok. lakin bir bakmışlar sahile vuran bir konserve kutusu: dolma!br
fizikçi demiş ki: br
- bir taşla vurup açalım, yeriz.br
kimyacı demiş ki: br
- ateşe atalım hem sıcak bir şeyler yemiş oluruz hem de kutu açılır.br
ekonomist lafa girmiş: br
- farz edelim ki elimizde bir konserve açacağı var.</description>
</item><item>
<title>Dünyanın ilk yerleşim yeri</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Dunyanin_ilk_yerlesim_yeri.html</link>
<description>dünyanın ilk yerleşim yeri yani ilk şehri konya catalhöyük	ür.</description>
</item><item>
<title>Üç deli</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Uc_deli.html</link>
<description>Üç deli oturmuş hastahaneden kaçış planı  yapıyorlarmış. br
demişler ki; duvar yüksekse altını kazıpta geçicez, alçaksa üstünden atlıycaz demişler.br
bir deli gitmiş bakmış, sonra üzülerek geri dönmüş. arkadaşları sormuş ne oldu deli de demiş ki ?kaçamayacağız? neden diye sormuşlar deli de; ?duvar yokta ondan? demiş. :br</description>
</item><item>
<title>Ayakkabi</title>
<link>http://fikra.evbakankoyu.com/Fikra/Ayakkabi.html</link>
<description>bi gun delinin birini timarhneye atmislar ama deli 1 hafta sonra cikmis timarhane gorevlileri demis ki burdan cikinca ne yapacaksin deli demiski : bi ayakkabi magazasi acacagim demis ama aklima bisey takildi demis gorevliler ne oldu demis deli: ben ayakkabinin topugunu arkadami yoksa ondemi yapayim demis !muhahaha.</description>
</item> 
</channel>
</rss>